İstanbul’da Gezebileceğiniz Banka Müzeleri | Osmanlı’dan Günümüze Finans Tarihi
Ekonomi ve finansal konuları kültürel içeriklerle bir araya getirerek okurlarımıza sunma fikriyle hayata geçirdiğimiz sitemizde; müze, mekân, restoran ve yurt içi–yurt dışında ekonomik ve finansal açıdan tarihî değere sahip şehirler için hazırlanmış gezi rehberleri ve gezi rotalarına yer veriyoruz. Bu kapsamda, sitemizin “Gezi” bölümündeki ilk içeriğimiz olarak “Ekonomi ve Finansla İlgilenenlerin Gezmesi Gereken Banka Müzeleri” başlıklı müze listemizi paylaşmıştık.
Zaman içerisinde sitemizin içerik çeşitliliğini ve derinliğini artırma hedefimiz doğrultusunda hem “Gezi” bölümünü hem de bu içeriğimizi kapsam açısından genişletme kararı aldık. Artık yalnızca müze önerileriyle sınırlı kalmayarak; ziyaret edilebilecek şehirler için olası gezi turu rotaları oluşturuyor, bunun yanı sıra gezilip görülebilecek tarihî yapılar, turistik noktalar ve restoran gibi mekânlara da içeriklerimizde yer veriyoruz.
Bu doğrultuda, içeriklerimizi daha şehir odaklı bir yapıya kavuşturarak önce “Ankara’da Gezebileceğiniz Banka Müzeleri” başlıklı içeriğimizi, ardından ise bu çalışmanın İstanbul ayağı olarak “İstanbul’da Gezebileceğiniz Banka Müzeleri” içeriğimizi sizlerle paylaşıyoruz. Ayrıca, fiziksel olarak ziyaret etme imkânı bulunmayan veya ilgili şehirde ikamet etmeyen okurlarımız için de “Sanal Olarak Gezebileceğiniz Banka, Para ve Hazine Müzeleri” başlıklı içeriğimize “Gezi” bölümümüzde yer vermiştik. Benzer konularda daha fazla içerik; tarihî ve turistik mekân önerileri ile gezip görmekten keyif alacağınız yerlerin inceleme ve tanıtımları için sitemizin “Gezi” bölümünü inceleyebilirsiniz.
Bugünkü içeriğimize geçecek olursak; yukarıdaki paragrafta da bahsettiğimiz üzere, Ankara’da Gezebileceğiniz Banka Müzeleri başlıklı içeriğimizde detaylı şekilde ele aldığımız gibi, Ankara ve İstanbul, birbirleriyle kopmayan bağlara sahip ve birbirini tamamlayan iki şehir olarak öne çıkmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun ardından başkent ilan edilen Ankara, bu yönüyle Cumhuriyet Dönemi bankacılık tarihi ve iktisadi gelişmeler açısından daha fazla ev sahipliği yapmış ve bu sürece yakından tanıklık etmiştir. Ankara, bu açıdan önemli bir merkez hâline gelirken; İstanbul ise Cumhuriyet’in kuruluşundan önceki döneme uzanan yapısıyla, özellikle Osmanlı Dönemi finans tarihi bakımından belirleyici bir rol üstlenmiştir.
Bu doğrultuda, İstanbul’da Gezebileceğiniz Banka Müzelerine yer verdiğimiz bu içeriğimizde; Osmanlı döneminde ekonomi ve finansal işlemlerin yoğunlaştığı, bankerlerin ve bankaların ağırlıklı olarak faaliyet gösterdiği Karaköy, Galata ve Eminönü gibi bölgelere odaklanmak gerekmektedir. Konunun daha iyi anlaşılabilmesi adına; bölgedeki banker ve finansçılara “Galata Bankerleri” denilmesi, Karaköy’de bankaların yoğun olarak bulunduğu caddenin “Bankalar Caddesi” olarak anılması ve yabancı kökenli, finansla uğraşan ailelerin bu çevrede yaşamış olması önemli örnekler arasında yer almaktadır.

Ayrıca, sitemizde yer alan “Borsa İstanbul (BIST): Tarihi Gelişim ve Türkiye Ekonomisindeki Önemi” başlıklı yazımızda da aktardığımız üzere, Galata Bankerleri tarafından kurulan Galata Borsası, 1873 yılında yayımlanan nizamnameyle unvan değiştirerek Dersaadet Tahvilat Borsası’na dönüşmüştür. Kısacası, Osmanlı Dönemi finans tarihini daha iyi anlayabilmek için tarihi Karaköy ve çevresine yakından bakmak büyük önem taşımaktadır. Zira bu içerikte, finans ve ekonominin şekillendiği bu lokasyonların tarihî dokusunu, mimari değerlerini ve müze niteliğini yakından hissedecek ve keşfedeceksiniz. O hâlde hazırsanız, İstanbul’da Gezebileceğiniz Banka Müzelerine birlikte geçelim.

İstanbul’da Gezebileceğiniz Banka Müzeleri
1. Osmanlı Bankası Müzesi (Salt Galata)

Listemizin ilk sırasında, bu bölgenin tarihini en iyi yansıtan yapılardan biri olarak Osmanlı Bankası Müzesi, diğer adıyla Salt Galata yer alıyor. Bina, 1892–1999 yılları arasında Osmanlı Bankası’nın genel müdürlük binası olarak hizmet vermiş; günümüzde ise “Salt Galata“ adıyla anılmakta ve Osmanlı Bankası Müzesi’ne (OBM) ev sahipliği yapmaktadır. Benzer şekilde, “Ankara’da Gezebileceğiniz Banka Müzeleri” içeriğimizde de yer verdiğimiz üzere, Osmanlı Bankası’nın Ankara’daki yapısı gibi, Bankalar Caddesi üzerinde konumlanan bu tarihi bina da Osmanlı Bankası’nın tarihine ışık tutmaktadır.

Müzede; geç Osmanlı ve erken Cumhuriyet dönemlerine ait çeşitli nesne ve belgeler sergilenmekte, böylece Osmanlı Bankası’nın kurumsal ve finansal geçmişi ziyaretçilere kapsamlı bir şekilde aktarılmaktadır. Türkiye’de bir özel banka tarafından kurulmuş “ilk müze“ unvanına sahip olan OBM, yapının kasa daireleri ve katlarının müze düzenlemesine uygun hâle getirilmesiyle 2002 yılında ziyarete açılmıştır. Müze kapsamında; kasa dairesinde sergilenen banknotlar, muhasebe defterleri, hisse senetleri, sicil ve müşteri dosyaları ile personel fotoğrafları gibi önemli fiziksel arşiv materyalleri de yer almaktadır.
Ayrıca, çeşitli kitap incelemeleri, önerileri ve tanıtımlarına yer verdiğimiz sitemizin “Kitaplık” bölümünde; Osmanlı Bankası’nın tarihini ele alan, bu alana ilgi duyanlar için kapsamlı ve ilgi çekici kitapların yer aldığı içeriğimizi de inceleyebilirsiniz. Salt Galata’da düzenlenen özel etkinlikler, Salt Galata bünyesinde yürütülen araştırmalar ve güncel projelere ilişkin daha ayrıntılı bilgilere, resmi web sitesi üzerinden buradan ulaşabilirsiniz.
Osmanlı Bankası Müzesi, Pazar ve Pazartesi günleri hariç her gün 11.00 ile 19.00 saatleri arasında ziyarete açıktır. Girişler ücretsizdir.
Adres: Karaköy, Bankalar Cd. No:11, 34420 Beyoğlu/İstanbul
2. Türkiye İş Bankası Müzesi

Listemizin ikinci sırasında, bir üst sırada yer verdiğimiz müzeye benzer şekilde, Ankara’da da bir müzesi bulunan Türkiye İş Bankası’nın bu kez İstanbul’da yer alan müzesine yer veriyoruz. “Benzer konsept” ifadesiyle neyi kastettiğimizi biraz açalım. Ankara’da bulunan ve İktisadi Bağımsızlık Müzesi adıyla ziyaret edilebilen Türkiye İş Bankası Müzesi’nin İstanbul’daki bu müzesi de, geçmişi oldukça eskiye dayanan tarihi bir yapıda konumlanmaktadır. Bina, ilk olarak 1892 yılında İstanbul Postanesi olarak inşa edilmiş; yaklaşık 35 yıl boyunca postane olarak hizmet verdikten sonra, 1928 yılında Türkiye İş Bankası’na devredilmiştir. Bu tarihten itibaren İstanbul Şubesi olarak faaliyet göstermeye başlayan yapı, 2004 yılına kadar banka şubesi olarak hizmet vermiştir.
Bankanın aldığı karar doğrultusunda binanın müzeye dönüştürülmesine yönelik başlatılan çalışmaların ardından, Türkiye İş Bankası Müzesi 14 Kasım 2007 tarihinde ziyarete açılmıştır. Daha önce banka şubesi olarak kullanılan ve sonrasında restore edilerek müzeye dönüştürülen bu binada; Türkiye İş Bankası’nın kuruluşundan günümüze kadar uzanan süreçte tarihi değere sahip birçok belge, evrak ve obje sergilenmektedir. Müze, bankanın Türkiye’nin kuruluşu ve kalkınma sürecindeki rolünü gözler önüne sererken, Cumhuriyet ile yaşıt olan İş Bankası’nın tarihini ve Türkiye’de iktisadi bağımsızlığın gelişimini yansıtan önemli bir kültürel durak niteliği taşımaktadır.

Sergilenen içerikler, müzenin daha önce aktif bir banka şubesi olması ve ele aldığı temalar açısından, 2019 yılında ziyarete açılan İktisadi Bağımsızlık Müzesi ile büyük benzerlik göstermektedir. Ancak Türkiye İş Bankası Müzesi, söz konusu müzeden yaklaşık 12 yıl önce faaliyete geçmiştir. Bunun yanı sıra, “Finansal Okuryazarlık Rehberi” başlıklı yazımızda da değindiğimiz üzere, müze 2011 yılından bu yana özellikle öğrencilere yönelik olarak tasarruf bilincinin oluşturulması ve finansal okuryazarlık alanında farkındalık geliştirilmesini amaçlayan çeşitli atölye çalışmaları da düzenlemektedir. Atölyelere ek olarak gerçekleştirilen sergi programları ve diğer etkinliklere dair detaylı bilgilere İş Sanat’ın web sitesi üzerinden ulaşabilirsiniz.
Türkiye İş Bankası Müzesi, Pazartesi günleri, Ramazan ve Kurban bayramlarının ilk günleri ile 1 Ocak ve 1 Mayıs hariç her gün saat 10.00 – 18.00 saatleri arasında ziyarete açıktır. Girişler ücretsizdir.
Adres: Hobyar, Bankacılar Sk. No:2, 34112 Fatih/İstanbul
Kamondo Merdivenleri
İçeriğimizde yer alan diğer müzelere geçmeden önce bu noktada kısa bir mola vermek istiyoruz. Gezi rotamız üzerinde yer alan ve mutlaka görmenizi istediğimiz bir noktadan bahsettikten sonra listemizdeki diğer müzelere devam edeceğiz. Bahsedeceğimiz bu yer, bir yapı ya da bina değil; Galata’nın simgelerinden biri hâline gelmiş özel bir merdiven: Listemizin ilk sırasında yer alan Osmanlı Bankası Müzesi (Salt Galata) binasının tam karşısında bulunan ve resmî adıyla bilinen Kamondo Merdivenleri.

Yazımızın giriş bölümünde de bahsettiğimiz üzere, bu bölge ve çevresinde geçmişte bankerler ve finansçılar başta olmak üzere birçok yabancı kökenli aile yaşamaktaydı. Kamondo Merdivenleri, Osmanlı İmparatorluğu’nun en önemli banker ailelerinden biri olan Sefarad Yahudileri’ne mensup Kamondo Ailesi tarafından, Abraham Salomon Kamondo adına yaptırılmış ve ismini de buradan almıştır. Tarihî önemi, bulunduğu konum ve genel kültür açısından taşıdığı değer nedeniyle bu merdivenlere yazımızda ayrıca yer vermek istedik.
Kamondo Merdivenleri’nin yaptırılma hikâyesi ise oldukça anlamlıdır. Abraham Salomon Kamondo, o dönemde Avusturya Lisesi’nde eğitim gören torunlarının okula daha rahat gidip gelebilmeleri için bu merdivenleri inşa ettirmiştir. Aynı zamanda, Kamondo’nun evinden yürüyerek iş yerinin bulunduğu Bankalar Caddesi’ne ulaşmasını da kolaylaştıran bu merdivenler, zamanla yalnızca aile için değil, bölgede yaşayanlar için de kolaylık hâline gelmiştir. Galata’daki iş yerlerinden Pera’daki evlerine giderken Levantenler tarafından sıkça kullanılan Kamondo Merdivenleri, zaman içerisinde insanların gidecekleri yerlere daha hızlı ve güvenli ulaşmalarını sağlayan alternatif bir güzergâh olmuştur.

Belki daha önce yanından fark etmeden geçtiğiniz ya da bu içeriğimizi okuduktan sonra oluşturacağınız olası bir gezi rotasında özellikle görmek isteyeceğiniz bu merdivenler, günümüzde İstanbul’da çekilen dizi ve filmler sayesinde halk arasında “Aşıklar Merdiveni” olarak da anılmaktadır. Her gün onlarca, hatta yüzlerce kişinin ziyaret ettiği, fotoğraf çektirdiği ve turistlerin yoğun ilgi gösterdiği bu noktanın, sizin de gezinizde duraklamak isteyeceğiniz yerlerden biri olacağını düşünüyoruz.

Son olarak, Kamondo Merdivenleri’nin alışılmışın dışındaki formu da dikkat çekmektedir. Yukarıda görseli ve harita üzerindeki konumu paylaşılan bu merdivenlerin altıgen bir yapıya sahip olmasının nedeni, anlatılanlara göre Kamondo’nun torunlarına duyduğu büyük sevgidir. Merdivenlerin bu şekilde tasarlanmasının, torunlarının olası bir kayma durumunda basamaklardan hızla aşağı düşmelerini engellemek amacıyla düşünüldüğü rivayet edilmektedir.
O hâlde, vermiş olduğumuz bu kısa molanın ardından İstanbul’daki Banka Müzeleri içeriğimize kaldığımız yerden devam edelim. Listemizde yer alan bu müze de, az önce bahsettiğimiz noktaya oldukça yakın bir konumda bulunuyor. Hatta merdivenler kullanılarak ulaşım sağlandığında yol daha da kısalıyor.
Adres: Bereketzade, Bankalar Cd. NO:10, 34421 Beyoğlu/İstanbul
3. Yapı Kredi Müzesi

Listemizin üçüncü sırasında yer alan müze; İstanbul Beyoğlu’nda, Taksim olarak bilinen İstiklal Caddesi üzerinde, 1992 yılından bu yana ziyaretçilerini ağırlayan Yapı Kredi Müzesi. Yapı Kredi Müzesi, sahip olduğu ve ziyaretçilerine sunduğu koleksiyonlar bakımından yalnızca listemizdeki diğer müzelerden değil, Türkiye’deki pek çok müzeden de bu anlamda ayrışıyor.
Müzede yer alan koleksiyonlar nümismatik ve etnografya olmak üzere iki ana bölümde muhafaza edilerek ziyaretçilere sunuluyor. Sikke, madalya ve nişanlardan oluşan, 55.000’i aşkın eserin bulunduğu nümismatik koleksiyon ise dünya çapında önemli özel koleksiyonlar arasında gösteriliyor. Antik Yunan ve Roma sikkelerinden İslam devletlerine ait paralara, Cumhuriyet dönemi sikkelerine kadar uzanan bu geniş ve zengin koleksiyonda, yaklaşık 2.600 yıllık tarihe sahip eserler sergileniyor.

Bu yönüyle bakıldığında, Yapı Kredi Müzesi’ni yalnızca bir “banka müzesi” olarak tanımlamak yetersiz kalacaktır. Koleksiyon çeşitliliği ve zenginliğiyle oldukça doyurucu bir içeriğe sahip olan müze, Yapı Kredi Bankası tarafından kurulmuş olmasının yanı sıra, ziyaretçilerine farklı deneyimler de sunuyor. Müze, fiziki olarak ziyaret edilebildiği gibi, aynı zamanda resmî web sitesi üzerinden 3D Sanal Müze Turu ile de gezilebiliyor; böylece koleksiyonlar hakkında detaylı bilgi edinmek ve eserleri yakından incelemek mümkün oluyor.

Ayrıca, müzenin yer aldığı binada Yapı Kredi Kültür Sanat’a bağlı olarak bir yayınevi ve kitabevi, bir araştırma kütüphanesi, sergi salonları ve etkinlik alanları da bulunuyor. Atölye çalışmaları, sergiler ve çeşitli kültürel etkinliklerle bina, çok yönlü bir kültür merkezi olarak hizmet veriyor. Güncel etkinlikler hakkında daha detaylı bilgi almak ve programlardan haberdar olmak için Yapı Kredi Kültür Sanat’ın resmî web sitesini inceleyebilirsiniz.
Yapı Kredi Müzesi; hafta içi 10.00–19.00, Cumartesi günleri 11.00–19.00 ve Pazar günleri 12.00–19.00 saatleri arasında ziyaret edilebilir. Müze, haftanın her günü ziyarete açık olup girişler ücretsizdir.
Adres: Tomtom, İstiklal Cd. No: 161, 34433 Beyoğlu/İstanbul
4. Vakıfbank B’iz Müzesi

Listemizin son sırasında yer alan müzemizde ise, bu kez İstanbul’un tarihi ve merkezi bölgelerinden biraz uzaklaşarak, finansın yeni merkezi olarak konumlandırılan İstanbul Finans Merkezi’ne gidiyoruz. 2023 yılında açılışı yapılan İstanbul Finans Merkezi; kamu kurum ve kuruluşlarının yanı sıra özel sektörde faaliyet gösteren çeşitli finansal şirketleri de bünyesinde toplayarak, finansı tek bir merkezde bir araya getirmeyi amaçlamaktadır. İstanbul’u uluslararası ölçekte daha rekabetçi bir finans merkezi hâline getirmek ve Türkiye’nin finans kuruluşları açısından yatırım potansiyelini ve cazibesini artırmak hedefleriyle hayata geçirilen bu merkezde, kamu bankaları olan Halkbank, VakıfBank ve Ziraat Bankası’nın kendilerine ait genel müdürlük kule binaları da bulunmaktadır.
Bu yapılar arasında yer alan VakıfBank Genel Müdürlük binasında, operasyonel iş süreçlerinin yürütülmesinin yanı sıra, banka tarihine ışık tutmak amacıyla kurulan VakıfBank B’iz Müzesi de yer almaktadır. Müze, yalnızca banka tarihini anlatmakla kalmayıp, aynı zamanda “Müzede Finans” adlı proje kapsamında çocukları hedef alan finansal okuryazarlık odaklı çeşitli etkinlik ve projelere de ev sahipliği yapmaktadır. Daha önce sitemizde yayımladığımız yazılarımızda bu kapsamda yürütülen projelere; öncelikle “Finansal Okuryazarlık Rehberi” başlıklı içeriğimizde, ardından ise VakıfBank B’iz Müzesi’nin detaylı inceleme ve tanıtım yazısında yer vermiştik.

Ayrıca, müzeyi fiziki olarak ziyaret etme imkânı bulunmayanlar için VakıfBank tarafından dijital ortama taşınan sanal müze turu, resmi web sitesi üzerinden erişime açıktır. Bu sanal tur sayesinde müzede sergilenen eşyalar, evraklar ve objeler incelenebilmekte; banka tarihi hakkında kapsamlı bilgi edinilebilmektedir.
VakıfBank B’iz Müzesi, resmi tatiller dışında hafta içi 10:00-17:00 saatleri arasında ziyarete açıktır. Girişler ücretsizdir.
Adres: Finanskent mahallesi Finans caddesi No: 40/1 ÜMRANİYE/İSTANBUL
İstanbul’daki Banka Müzeleri İçin Alternatif Gezi Rotası
Listemizde yer alan banka müzeleriyle birlikte içeriğimizin sonuna geldik. Ancak güncel kalmaya, yenilikleri yakından takip etmeye ve bunları değerli okurlarımızla paylaşmaya büyük önem veren sitemizde, önümüzdeki yıllarda bu alanda açılacak yeni müzelerle birlikte bu listemiz de düzenli olarak güncellenmeye devam edecektir. Nitekim listemizde yer alan VakıfBank B’iz Müzesi, diğer müzelere kıyasla oldukça yeni sayılabilecek bir müze olarak dikkat çekmektedir.
Şimdilik listemizde yer alan müzeler bu kadar olsa da, içeriğimizi sonlandırmadan önce bu bölgeye gezi planlayan ya da bölgeyi daha bilinçli ve bilgi dolu bir şekilde gezmek isteyenler için alternatif bir gezi rotası oluşturmak istedik. Banka müzeleri odağında hazırladığımız bu gezi rotasını, daha kolay takip edebilmeniz adına harita görselleriyle destekleyerek, gezi deneyiminizi daha keyifli ve pratik hâle getirmeyi amaçladık.
İlk olarak belirtmek isteriz ki odağımız banka müzeleri olsa da bu bölgenin tarihî dokusunu gerçekten hissedebilmek için gezinizi tek bir güne sıkıştırmak yerine, vaktiniz varsa birkaç güne yayarak planlamanızı öneriyoruz. Bu sayede banka müzelerini önceliklendirirken, çevrede yer alan diğer tarihî yapıları ve sokakları da keşfetme fırsatı bulabilir; bölgenin ruhunu daha derinden hissedebilirsiniz. Elbette bunun için bir miktar zaman ayırabilmek önemli. O hâlde gelin, gezimize birlikte başlayalım.

Gezi rotamıza Taksim Meydanı’ndan, İstiklal Caddesi’nin girişinden başlıyoruz. Caddenin yaklaşık orta noktasında yer alan Yapı Kredi Kültür Sanat binasına girerek ilk müze ziyaretimizi gerçekleştiriyoruz. Yazımızın üst bölümünde de değindiğimiz üzere, bu bina yalnızca müzesiyle değil; sergi, atölye ve çeşitli kültürel etkinlikleriyle de oldukça zengin bir içerik sunuyor. Gitmeden önce etkinlik takvimini kontrol ederek ilginizi çeken bir sergi ya da etkinliği müze ziyaretinizle aynı zamana denk getirebilirsiniz.

Yapı Kredi Kültür Sanat binasından ayrıldıktan sonra gezimize yürüyerek devam ediyoruz. Bu rotayı özellikle yürüyerek tercih ediyoruz; çünkü bölgenin ruhunu hissetmenin, sokakları keşfetmenin ve tarihi atmosferi gerçekten deneyimlemenin en güzel yolu bu. Ayrıca bu bölgede araç trafiği bazı noktalarda kısıtlı, park sorunu ise oldukça yaygın. Bu nedenle yürüyüş, hem daha keyifli hem de daha pratik bir seçenek.

İstiklal Caddesi boyunca ilerlerken bir yandan nostaljik tramvaylar, bir yandan kestane kokuları ve kalabalığın canlılığı eşliğinde yürüyüşümüze devam ediyoruz. Caddenin aşağı doğru eğimlenmeye başladığı noktadan sonra biraz daha ilerlediğimizde Galata Kulesi kendini göstermeye başlıyor. Yürüyüş gözünüzü korkutmasın; nedenini birazdan anlayacaksınız.

Galata Kulesi ve çevresinde kısa bir mola vererek bölgenin tarihî atmosferini solumanızı öneririz. Çevredeki yapıları inceleyebilir, küçük bir çay ya da kahve molası vererek kuleyi seyredebilirsiniz. Özellikle şehir dışından gelen okurlarımız için, burada kısa bir fotoğraf molası vermek güzel bir hatıra olacaktır.

Ardından Galata Kulesi’ni sağımıza alarak, soldaki tabelaları takip edip Camekan Sokak yönünde yokuş aşağı ilerliyoruz ve Bereketzade Medresesi Sokağı’na bağlanıyoruz. Bu sokağın sonunda, Bankalar Caddesi ile Banker Sokağı’nı birbirine bağlayan Kamondo Merdivenleri’ne ulaşıyoruz. Merdivenleri inceleyip burada da birkaç fotoğraf çektikten sonra, hemen karşısında yer alan Osmanlı Bankası Müzesi’ne (SALT Galata) geçiyoruz. Bu binada müze alanlarının yanı sıra kütüphane, çalışma alanları ve deniz manzaralı üst katlar da bulunuyor.

Osmanlı Bankası Müzesi’ni, özellikle kasa katını gezdikten sonra Bankalar Caddesi boyunca yürüyüşümüze devam ediyoruz. Kemeraltı Caddesi’ne bağlanarak ilerlediğimizde Karaköy ve deniz manzarası bizi karşılıyor. Bu bölgede, özellikle Bankalar Caddesi üzerindeki mimari yapılar tarih meraklıları için oldukça etkileyici.
Denizle buluştuktan sonra Galata Köprüsü’ne doğru yürüyerek köprüden karşıya geçiyoruz. Balık tutanlar, kalabalık, deniz kokusu ve manzara eşliğinde yaptığımız bu yürüyüş, rotanın en keyifli anlarından biri oluyor. Köprüyü geçtikten sonra Eminönü Meydanı’na ulaşıyor ve buradan sola yönelerek rotamızın son durağı olan Türkiye İş Bankası Müzesi’ne varıyoruz. Yeni Cami’nin arka tarafında yer alan bu müzeyi de gezdikten sonra gezi rotamız tamamlanmış oluyor. Eminönü’ne gelmişken, klasikleşmiş bir balık ekmek molası vermeyi de unutmayın.

Bu gezi rotasını Yapı Kredi Müzesi’nden başlatmamızın nedeni, yukarıdan aşağıya doğru ilerleyen bu güzergâhın daha rahat ve keyifli bir yürüyüş sunmasıdır. Listemizin son sırasında yer alan VakıfBank Biz Müzesi ise İstanbul Finans Merkezi’nde, Ümraniye sınırları içerisinde yer aldığından bu rotaya dâhil edilmemiştir. Bu müzeyi, farklı bir günde ayrıca ziyaret etmenizi öneririz.

Böylece İstanbul’daki Banka Müzeleri gezi turu rotası rehberimizin sonuna geliyoruz. Benzer gezi rotaları, müze ve mekân önerileri için sitemizin “Gezi” bölümüne göz atmayı unutmayın. Sağlıcakla kalın.



