Tiyatro

Bartleby | Tiyatro Öneri ve İncelemesi #3

Ekonomi, finans ve kültürel konuları harmanlayarak hazırladığımız içeriklerimizde, daha önce dünyanın finans merkezi olarak kabul edilen Wall Street’in tarihini ele almış ve kuruluşundan günümüze uzanan süreçte bu unvanı nasıl kazandığını tarihsel bir perspektifle incelemiştik. Yazımızda da vurguladığımız üzere, Wall Street yalnızca ticaret ve finans dünyasının kalbi olmakla kalmayıp; aynı zamanda turistik ve sanatsal açıdan değer taşıyan birçok eser ve etkinliğe ev sahipliği yapmış, günümüzde de bu niteliğini sürdürmektedir.

Finans ve iş dünyasıyla bağlantılı birçok yapımda yer alan Wall Street, edebi eserlerde de kendine yer bulmuş, bölgenin farklı havasıyla birçok esere ilham olmuştur. Daha önce sitemizde yayınladığımız “Wall Street’te Geçen 5 Roman Önerisi” içerik listemizde de yer verdiğimiz Herman Melville’in “Kâtip Bartleby” adlı eserine burada ev sahipliği yapan Wall Street, edebiyat dünyasındaki etkisini de göstermektedir. Kitap önerisini ve detaylı incelemesini paylaştığımız yazımıza buradan ulaşabilirsiniz. Bu yazımızda ise, “Kâtip Bartleby”den esinlenilerek tiyatroya uyarlanan “Bartleby” isimli oyunun öneri ve incelemesine yer veriyoruz.

Herman Melville tarafından kaleme alınan ve 1853 yılında “Bartleby, the Scrivener: A Story of Wall Street“ adıyla yayımlanan kısa öykü, Türkçeye “Kâtip Bartleby: Bir Wall Street Hikâyesi“ adıyla çevrilerek ilk kez 1991 yılında okurla buluşmuştur. Bu öyküden esinlenilerek sahneye uyarlanan “Bartleby“ oyunu ise, yıllar içinde pek çok sanat atölyesi, bağımsız tiyatro topluluğu ve profesyonel tiyatro ekibi tarafından farklı sahnelerde izleyiciyle buluşturulmuştur.

Bartleby oyununa ait tiyatro afişi

Bahsettiğimiz üzere, Bartleby oyunu yıllar içinde farklı tiyatro toplulukları tarafından sahnelenmiştir. Ankara Tiyatro Kooperatifi ortağı Yakîn Tiyatro, oyunun prömiyerini 13 Şubat 2022 tarihinde gerçekleştirmiştir. Ardından, Cihangir Atölye Sahnesi (CAS) oyunu 25 Ekim 2024’te ilk kez sahnelemiştir. Öte yandan İTÜ Tiyatro Kulübü bünyesinde kurulan Tiyatro Miyatro İstanbul (TİMİS), oyunu “Katip Bartleby” adıyla sahneledi. Bunun yanı sıra Moda Sahnesi de Herman Melville’in “Katip Bartleby” öyküsünden esinlenerek “Mükerrer” isimli oyununu geçtiğimiz Ekim ayında prömiyerle izleyiciye sundu.

Yakîn Tiyatro, Hacettepe Üniversitesi Drama Topluluğu mezunları tarafından 2008 yılında kurulmuş ve aynı yılın 1 Kasım tarihinde ilk oyunu “Matmazel Julie” ile seyirci karşısına çıkmıştır. Aradan geçen sekiz yılın ardından, Kasım 2016’da Yakîn Tiyatro bu kez kendi sahnesini açarak “Yakın Sahne”yi tiyatroseverlerle buluşturmuştur. 18 Kasım 2016 tarihinde “Olası Katil” oyununun prömiyeriyle Yakın Sahne resmen açılmıştır. Yakın Sahne’nin kuruluşundan yine sekiz yıl sonra, takvimler bu defa Aralık 2024’ü gösterdiğinde ise Yakîn Tiyatro’nun ikinci sahnesi olan “Mesafe Sahne” kapılarını açmıştır. 8 Aralık 2024 tarihinde “Morgue Sokağı Cinayeti” oyunu ile seyircilerini ağırlamaya başlayan Mesafe Sahne, sanatseverlerle buluşmuştur.

Yakîn Tiyatro

Ankara’nın merkezi olarak kabul edilen Kızılay’a oldukça yakın bir konumda yer alan Necatibey’de, Yakın Tiyatro tarafından 2016 yılında açılan Yakın Sahne, kurumun “ilk sahne” unvanını taşıyor. Sadece 53 koltuk kapasitesine sahip olmasına rağmen açıldığı günden bugüne sayısız tiyatro oyununa ve sayısız provaya ev sahipliği yapan sahne; fuaye alanı, profesyonel ışık ve ses donanımıyla neredeyse her gün gösterimlerin gerçekleştiği bir kültür noktası haline gelmiştir.

Yıllar içinde oyunlarıyla tiyatroseverler tarafından büyük ilgi gören Yakîn Tiyatro, artan talebi karşılayabilmek ve artık yetersiz kalan koltuk kapasitesini büyütmek amacıyla geçtiğimiz yıl ikinci sahnesi olan Mesafe Sahneyi açmıştır. 206 kişilik seyirci kapasitesi, daha geniş bir fuaye alanı ile profesyonel ışık ve ses imkanlarına sahip olan Mesafe Sahne, izleyicilere çok daha konforlu ve nitelikli bir tiyatro deneyimi sunmayı amaçlamaktadır.

Mesafe Sahne

Her iki sahnede de Yakîn Tiyatro’nun kendi oyunlarının yanı sıra birçok konuk ekibin gösterimleri yer alırken, her hafta sonu çocuk oyunları da sahnelenmektedir. Biz ise bugün değerlendirmemizde, Yakîn Tiyatro oyuncularının yanı sıra farklı misafir tiyatro ekiplerinin de oyunlarını sergileyebildiği; geçtiğimiz yıl Ankara’nın Çayyolu mahallesinde açılan Mesafe Sahne’de sahnelenen “Bartleby“ oyununa yer veriyoruz. İncelememizi bu oyun üzerinden kaleme alıyoruz.

Ancak bunun yanı sıra, özellikle İstanbul’da yaşayan değerli okurlarımız için farklı sahne seçenekleri de mevcut. Cihangir Atölye Sahnesi’nin sahnelediği Kâtip Bartleby, Tiyatro Miyatro İstanbul’un yine aynı adla sahnelediği Kâtip Bartleby ve Moda Sahnesi’nin Bartleby öyküsünden uyarlayarak hazırladığı Mükerrer adlı oyunlar, şehirde izlenebilecek yapımlar arasında öne çıkıyor. Yakın Sahne ve Mesafe Sahne’nin de aralarında bulunduğu tüm ilgili tiyatro sahnelerinin adreslerini ise yazımızın sonunda bulabilirsiniz.

Oyun hakkındaki incelememize geçmeden önce, bilmeniz gereken birkaç önemli noktayı paylaşalım. Oyuna gitmeden önce mutlaka eseri okumanızı, Bartleby karakteri üzerine kendi içinizde bir çözümleme yapmanızı ve sitemizde yer alan ilgili kitap önerisi–inceleme yazımıza göz atmanızı öneririz. Çünkü “Bartleby”, alışılmış insan davranışlarının dışına çıkan, söylemleri ve tutumlarıyla sıradan insan portresinden belirgin şekilde ayrılan bir karakterdir. Bu nedenle hikâyeye farklı bir perspektiften yaklaşmazsanız, eser size ilk bakışta düz, anlamsız hatta yer yer tuhaf bir oyun gibi gelebilir. Ancak kitap öneri ve inceleme serimizin 10. içeriğinde de detaylıca aktardığımız üzere, Kâtip Bartleby aslında özünde oldukça derin anlamlar ve güçlü bir düşünsel arka plan barındıran bir eserdir.

Emre Şamdan’ın yönetmenliğini üstlendiği, Osman Karatay’ın ise reji asistanı olarak görev yaptığı oyunda; müzik tasarımını Mertcan Ercan, görsel tasarımı Sıla Sert, hareket tasarımını ise Serkan Kavaklı gerçekleştiriyor. Oyuncu kadrosunda Aslıhan Aybüke Kocadağ, Ayça Sipahioğlu, Doğukan Demirkaya, M. Talha Tosun, Mustafa H. Koca ve Sıla Sert yer alıyor. Tek perdeden oluşan ve yaklaşık 65 dakika süren Bartleby oyunu, bir hukuk bürosunda geçiyor. Nitekim öykünün kendisi de Bartleby, onu işe alan hukuk bürosunun sahibi avukat, Turkey (Hindi), Nippers (Kıskaç) ve Ginger Nut (Zencefilli Kek) olmak üzere toplam beş kişilik küçük bir çalışma ortamını merkeze alıyor.

Patron avukat, aldığı yeni işler sonucunda hukuk bürosunun iş yükünün son dönemlerde belirgin şekilde artması üzerine, işlerin sorunsuz ve kesintisiz devam edebilmesi adına mevcut ekibe bir çalışan daha katma ihtiyacı duyar. Bu iş ilanına başvuran Bartleby ise kısa süre içinde patron tarafından işe alınır. Kâtip olarak göreve başlayan Bartleby’nin temel işi, belgelerin el yazısıyla kopyalarını hazırlamaktır. İşe başladığı ilk günlerde pek çok işi üstlenir; üstelik bunların hepsini titizlikle, başarılı bir şekilde yerine getirir.

Bartleby

Ancak bir süre geçtikten sonra Bartleby, kendisine verilen görevleri “Yapmamayı tercih ederim.” diyerek reddetmeye başlar. Bu ani çıkışı, ofisteki herkesin dikkatini çeker; çalışanlar ne olduğunu anlamaya çalışırken, patron da en az onlar kadar şaşkına döner. Zamanla patron dâhil herkes onun bu tavrına giderek daha fazla sinirlenir; çünkü Bartleby’nin davranışlarında hiçbir düzelme olmadığı gibi, iletişime dahi kapanmaya başlamıştır. Artık sadece iş yapmayı reddetmekle kalmayıp kendisine yöneltilen basit sorulara bile “Cevap vermemeyi tercih ederim.” diye karşılık vermektedir.

Bartleby’nin bu tutumu patronu adeta çileden çıkarır. Onu anlamlandırabilmek için günlerce kafa yorar; bu düşünceler yüzünden yorgun, bitkin ve âdeta yaşlanmış hisseder. Daha farklı, daha yumuşak, daha ılımlı bir iletişim kurmayı defalarca denese de Bartleby ile sağlıklı bir bağ kurmayı başaramaz. Günler böyle geçerken Bartleby’nin sessiz direnişi ofisteki sabrı zorlamaya devam eder. Diğer çalışanlar patrona onu ofisten göndermesi gerektiğini söylese de patron, Bartleby’nin davranışlarının ardındaki nedeni çözebilmek için onu işten çıkarmaya bir türlü yanaşmaz. Kendi içinde bir yüzleşme yaşayan patronun zihninde sürekli aynı soru dolaşmaktadır: Bartleby neden böyle biridir?

Aynı zamanda geçmişiyle de yüzleşen patron, yoğun düşüncelerin baskısıyla zihinsel ve mental sağlığını yitirme noktasına gelir ve bu tükenmişlik içinde Bartleby’e artık ofisi terk etmesi gerektiğini söyler. Ancak Bartleby, her zamanki gibi bunu da kibarca reddeder. Artık ofiste yapılması gereken işleri bir yana, yaşamayı dahi bırakmış birine dönüşmüştür; ne dışarı çıkma ihtiyacı hisseder ne de en basit insani ihtiyaçlarını karşılar. Bunun üzerine patron, yerinden kıpırdamayan Bartleby’e rağmen ofisin taşınmasına karar verir, eşyaları toplatıp büroyu başka bir adrese taşır. Fakat ofisi terk ederken Bartleby yine olduğu yerde kalır.

Patron, taşındıktan sonra rahatlayacağını düşünse de bu yalnızca bir yanılgıdır; Bartleby’nin bıraktığı izler peşini bırakmaz. Eski ofisten, ‘‘Onu sadece patronu çıkarabilir.‘‘ denildiği için Bartleby’i görmeye gider ve onunla konuşmayı dener fakat yine hiçbir şekilde iletişim kuramaz. Böylece patron için aynı döngü yeniden başlar; Bartleby’yi düşünmekten, davranışlarının ardındaki sebebi sorgulamaktan kendini alamaz. Bir süre sonra onu tekrar görmeye gittiğinde ise, çoktan yaşamayı bırakmış olan Bartleby’nin artık hayatta olmadığı gerçeği ile yüzleşir.

Tembellik gibi sıradan ve basit olgularla bile açıklanamayacak olan Bartleby’nin durumu, aslında çok daha derin bir boyuta işaret eder. Pasif bir direniş ve sessiz bir vedayla hayata gözlerini yuman Bartleby, hikâyesi boyunca izleyenlerde çok daha geniş bir anlam alanı açar. Aslında eserin gizliden gizliye bir “kapitalizm eleştirisi” sunduğu yönündeki yorumlar da bu noktada güç kazanır. Kapitalist düzenin sağlıklı biçimde işleyebilmesi için insanı yalnızca sistemi döndüren bir “çark” olarak gören yaklaşımı, Bartleby karakteri üzerinden sorgulanır. Oysa “insan”, duyguları, düşünme yetisi, mantığı ve karar alma becerileriyle bundan çok daha fazlasıdır. Buna rağmen modern sistem içinde bir “mekanizmanın” yalnızca işlevsel bir parçası haline getirilir.

Zaten oyunun izleyici üzerinde bu temayı pekiştirebilmek adına bir “hukuk bürosu”nda geçecek şekilde tasarlanmasının nedeni de tam olarak budur. Çünkü hukuk bürosu, sistemin dönmesini sağlayan bir mekanizma, burada çalışan kâtipler ise bu mekanizmanın işleyişini sürdüren çarklar olarak konumlanır. Kâtiplerin “mekanik” olarak nitelendirilebilecek görevleri; evrakları düzenlemek, belgeleri elle kopyalamak ve son kontrolleri yapmak gibi tekrar eden, ruhsuzlaşmış işlerden oluşur. Dolayısıyla oyunun mekân ve işlev seçimi, izleyicinin zihninde bu sistemsel eleştiriyi daha somut ve anlaşılır hâle getirmek amacıyla bilinçli bir tercihtir.

Bartleby’nin sessiz, pasif ama çok güçlü bir karşı çıkışla kurduğu direniş tam da bu noktaya yöneliktir. “Yapmamayı tercih ederim.” ya da “Cevap vermemeyi tercih ederim.” gibi ifadeleri aslında bu düzenin dişlilerinden biri olmayı reddedişinin ifadesidir. Patronun aklını sürekli kurcalayan “Bartleby neden böyle davranıyor? Bu davranışlarının ardında ne var?” soruları da bu direnişin cevabıdır.

Belki de Bartleby üzerinden başka insanlar da benzer bir ruh hâlini taşımaktadır; ancak onun kadar güçlü bir pasif direniş sergileyememektedir. Ofiste çalışan diğer kâtipler sistemin bir parçası olmayı sorgulamaz, hatta Bartleby’nin tavrını anlamlandıramayıp tepki gösterirler. Çünkü onlar bu mekanizmanın içinde olmaya çoktan razı gelmişlerdir. Bartleby ise birçok kişinin iç sesi sayılabilecek bir duruşla, pasif direnişin en saf hâlini temsil eder. Hatta bu direnişi öyle ileri bir noktaya taşır ki, sistemin parçası olmayı kesin bir biçimde reddederek yaşamına son vermesi bile bu düzenle hesaplaşmasının nihai adımı olarak okunabilir.

Kâtip Bartleby” oyununun farklı tiyatro ekipleri tarafından sahnelenen versiyonlarına dair oyun bilgileri ve sahne adresleri aşağıdaki gibidir. Ayrıca, adreslerin üzerine tıklayarak tiyatro sahnelerinin konum bilgilerine doğrudan ulaşabilirsiniz:

2005 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Sağlık, Kültür ve Spor Dairesi Başkanlığı bünyesinde “İTÜ Tiyatro Topluluğu” olarak kurulan Tiyatro Miyatro İstanbul (TİMİS) hakkında daha fazla bilgi edinmek ve ekip tarafından sahnelenen oyunları incelemek isterseniz, sosyal medya hesaplarına ve resmî web sitesine buradan ulaşabilirsiniz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu